Çok çalışmak Lazım

Kısa yoldan büyük kazanç sağlamak diye bir şey yok. 

Size ve İşinize sunduğum katkılar

Merhaba! Benim için web programlama sadece bir meslek değil, aynı zamanda bir tutku ve yaşam tarzıdır. Misyonum, dijital dünyada benzersiz ve etkileyici deneyimler yaratmak, insanları bir araya getiren ve onlara değer katan web siteleri oluşturmaktır. Kod satırlarını sıradan harflerden öte, hayallerin ve fikirlerin gerçeğe dönüştüğü sihirli anahtarlar olarak görüyorum. Her müşteriye kendilerini ifade edebilecekleri, özgün ve özel bir web sitesi sunmayı hedefliyorum.

Misyonum

Kullanıcıların isteklerini anlamak, onların gözünden dünyayı görmek ve ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmak benim için önemlidir. Bu süreçte, teknolojinin sınırlarını zorlayarak, estetik ve işlevselliği mükemmel bir dengeyle harmanlayan web projeleri ortaya çıkarmak için çaba gösteririm. İnsanların web sitelerinde gezinirken yaşadıkları memnuniyet ve heyecan, benim için en büyük başarı kaynağıdır.

Benim için web programlama, insanlar arasında bağlar kurmamı, farklı hikayeleri anlamamı ve benzersiz dijital kimlikler oluşturmamı sağlayan muhteşem bir yolculuktur.

Başarı Ölçütüm Nedir?

Bir web programlama uzmanı olarak başarı benim için sadece projeleri tamamlamakla değil, aynı zamanda müşterilerimin ihtiyaçlarını anlamak, onlarla samimi bir işbirliği içinde olmak ve onların beklentilerini aşmakla da ilgilidir.

Müşterilerimin web sitelerinde yaşadığı olumlu deneyimler ve geri bildirimleri, benim için en büyük motivasyon kaynağıdır. Eğer bir müşteri, projelerim sayesinde işlerinin daha verimli hale gelmesini sağlarsa veya hedef kitlesine daha etkili bir şekilde ulaşıyorsa, bunu büyük bir başarı olarak değerlendiririm.

Ayrıca, yaptığım işlerde kaliteyi ve profesyonelliği sürekli olarak yükseltmeye çalışırım. Teknolojideki gelişmeleri takip ederek, projelerimi en son trendler ve en iyi uygulamalarla harmanlayarak, müşterilerimin dijital varlıklarını daima önde tutmayı amaçlarım.

Yılların Birikimi ve Tecrübesi

15 yaşından bu yana bilgisayar programlama dünyasında adım atmış bir gezginim. Ofis uygulamalarından web programlamaya, WordPress’ten Joomla’ya, PHP’den jQuery’ye, Laravel’dan SEO’ya, MATLAB’dan Bilgisayar Ağları’na kadar geniş bir yelpazede kendimi geliştirdim ve bu süreçte bir dolu tecrübe edindim.

Programlamaya olan merakım ve tutkum, beni sürekli olarak yeni zirvelere çıkarmaya teşvik etti. Web programlama alanında hayallerimdeki projeleri gerçeğe dönüştürdüm ve müşterilerimin dijital varlıklarını öne çıkaracak siteler oluşturarak onların başarılarına katkı sağladım.

WordPress ve Joomla gibi platformlarla kullanıcı dostu ve özelleştirilebilir web siteleri hazırladım. PHP ve jQuery ile etkileşimli ve dinamik web uygulamaları geliştirdim. Laravel framework’ü ile büyük çaplı projeleri yöneterek, verimliliği ve güvenliği en üst düzeye çıkardım.

Ayrıca, SEO stratejileri ile web sitelerinin organik olarak daha fazla ziyaretçi çekmesini sağladım ve müşterilerimin çevrimiçi görünürlüğünü artırdım. MATLAB’da veri analizlerini gerçekleştirerek, bilimsel ve teknik projelerde de katkı sağladım.

Size nasıl yardımcı Olabilirim?

Tecrübeli bir bilgisayar programlama uzmanı olarak, çeşitli konularda size destek sağlamak için buradayım. İhtiyacınız olan herhangi bir konuda bana güvenebilirsiniz.

Web programlama, mobil uygulama geliştirme, veritabanı yönetimi, yazılım sorunları çözme, SEO stratejileri, veya MATLAB veri analizi gibi konularda deneyim sahibiyim. Ayrıca, WordPress veya Joomla gibi platformlarla web siteleri oluşturma, PHP veya jQuery ile etkileşimli web uygulamaları geliştirme konularında da uzmanlığım mevcuttur.

Size sunduğum hizmetlerin her biri, benim için özenle işlenmiş bir sanat eseridir. İşbirliğimiz boyunca, ihtiyaçlarınızı ve hedeflerinizi anlamak için öncelikle sizinle etkili bir iletişim kurarım. Sizin için en uygun çözümleri belirlemek ve en iyi sonuçları elde etmek için her zaman çaba sarf ederim.

Projelerinizde size en iyi performansı sunmak için güncel teknolojileri ve en iyi uygulamaları takip ederim. Sizin için özelleştirilmiş ve kullanıcı dostu çözümler sunarak, dijital varlığınızı güçlendirmenizde size yardımcı olurum.

Unutmayın, sizin başarınız benim için de önemlidir. Amacım, sadece bugünkü ihtiyaçlarınıza cevap vermek değil, gelecekteki hedeflerinizi desteklemek ve sizi uzun vadeli başarıya taşımaktır.

Nasıl yardımcı olabileceğim konusunda net bir fikriniz varsa hemen harekete geçebiliriz. Eğer henüz tam olarak neye ihtiyacınız olduğuna karar veremiyorsanız, endişelenmeyin! Sizin için en uygun çözümü belirlemek için birlikte çalışabiliriz.

Size en iyi hizmeti sunmak ve projelerinizde birlikte başarıya ulaşmak için sabırsızlanıyorum. Herhangi bir sorunuz veya ihtiyacınız olduğunda, lütfen tereddüt etmeden benimle iletişime geçin.

Biraz Hasbihâl​

Daha ilkokula gitmeden önce -nereden duyduysam- bilgisayar mühendisi olacağım diye tutturdum. Soranlara hep aynı cevabı veriyordum ama meslek hakkında hiçbir fikrim, bilgim yoktu.

İlk defa on iki yaşımda bir klavyenin tuşuna bastım. Heyecan vericiydi. Sonra o heves tutkuya dönüştü.

pw ile yazı yazmaya başladım. Sonrasında MS-DOS diye bir şey olduğunu öğrendim. Komutları yazıyordum ama genellikle Bad command or file name hatası alıyordum.
Windows diye bir program(!) olduğunu duydum. O neymiş diye araştırdım. Windows 3.1 varmış. Peki 1.0 veya 2.0 neredeydi? Bulduğuma şükredeyim dedim.

Sonra BASIC ile tanıştım. Bilgisayar dergilerindeki kod örneklerini yazıp çalıştırınca kendimi bir şey zannediyordum.

Derken, Turbo Pascal ile epeyi ilerledim. Windows 95 çıktı. Vay canına! Başlat düğmesi… MS Office 95 kullanıyordum. Excel’den önce QPro ve Lotus’a aşinaydım. Ama üniversite yıllarıma kadar pek bir işime yaramadı.

Pascal’dan sonra Visual Basic serüvenim başladı. Çok iyiydi. Formlar, metin kutuları, butonlar… Adı üstünde, “visual”.

Bu arada bir bilgisayar şirketinde teknik servis işlerinde çalışmaya başladım. Bilgisayar topluyor, işletim sistemi yüklüyordum. Driver CD’leri içinden tek tek donanım parçalarının sürücülerini bulmak gerekiyordur. İşlemcilerin frekansına göre anakart üzerindeki dip-switchleri anakart kitapçığına bakarak konumlandırıyorduk.

540 MB’lık HDD geçti bir gün elime. Nasıl? Bunun içine 540 MB mı giriyordu? sonra 1 GB, aman Allahım!

Lisede, bir bilgisayarım yoktu. Sınıf arkadaşlarımın bilgisayarlarını ben tamir ediyordum. Sınıfta bilgisayar konusunda otoriteydim. Bir iki öğretmenimizi (hadsizlik etmişim) zor durumlara düşürmüştüm.

Üniversite’ye başladım. O zamanlar meslek liselilerin katsayı mağduriyeti olduğu için bilgisayarmühendisliğine yerleşemedim. Bir bilgisayarım hala yoktu. Derken ikinci sınıfta bir Pentium III – 733 MHz işlemcili nVidia ekran kartlı acayip bir bilgisayar aldım. Flash diye bir program varmış. şekilleri çiziyorsun ve hareket ettiriyorsun. “Ben bunu öğreneceğim” dedim. Başladım dersleri izlemeye, kitapları okumaya. Flash’ta istediğimi yapıyordum. Tamamen Flash tabanlı web siteleri o zamanlar meşhurdu. Ben de bir iki tane o zamanlar web sitesi yapmıştım. Sonra masaüstü yayıncılık, graifk tasarım vs. dikkatimi çekti. Freehand programıyla başladım çizmeye. Çok iyiydi. Ama devamı gelmedi. Adobe, Macromedia’yı satın alınca Freehand bitti. Illustrator’u o zaman keşfettim. Ama biraz uyuşamadık. Bıraktım. Flash’ta ısrar ediyordum. Gittim en kalınından bir Flash ActionScript 2.0 kitabı aldım. Kitaptaki tüm uygulamaları bir
bir yazıp çalıştırdım. Göğsüm önde, başım dik, “Ben Flash biliyorum!” diye içimden haykırırken ActionScript 3.0 çıktı. “Ben size mi yetişeceğim? Başka işim yok mu benim!” dedim.

4. sınıfta Java öğrenmeye başladım. Deitel & Deitel’in Java 2 SE kitabını hatim ettim. Çok havalıydı. Elveda Visual Basic.

HTML, CSS ve ASP öğrenmeye başladım. Bir kaç site yaptım. Derken C# ASP.NET ile tanıştım. Onu da Java bilgim olduğu için kolayca öğrendim.

Mezuniyetimden sonra web sitesi yapmak istiyordum. Statik HTML sayfalar içimi bayıyordu. Çok uğraştırıyordu. Sonra ASP’yi tavsiye etti bir arkadaş. PHP‘yi üniversite yıllarından beri duyuyordum ama o değişkenlerin başına $ işareti getirilmesi beni adeta ürpertmişti. Baktım başa çıkamıyorum. İnternette araştırırken CMS diye bir şeye rastladım. Neymiş bu CMS? Joomla ile o zaman tanıştım. 1.0.5 versiyonu. Çok kolay ve pratikti. 2015 yılına kadar Joomla’dan vazgeçmedim. Kendi temalarımı, modüllerimi yazmaya başladım. Bu arada WordPress ile de flörtleşiyoruz. Drupal çıktı bir de. Her gün yeni bir CMS çıkıyor. Ben Joomla’da ısrar ettim.

LMS muhabbeti çıktı bir ara. Moodle var dediler. Moodle kullanmayı da öğrendim.

İlahi adalet ( q: ), Ayfon piyasaya çıktı. Flash desteği yoktu. Sonraki IPhone’larda da Flash desteği olmayınca, Android de desteği kesti ve 2015’te Flash işi web için bitti. şimdi, hiç emin olmamakla beraber, sanırım oyun yazanlar kullanıyor.

Mezuniyetten sonra bilgisayar öğretmeni olarak meslek liselerinde çalıştım. Bir kaç dönem bilgisayar kursları verdim. Kesmedi. Tatmin olmadım. Akademik kariyer için yüksek lisansa başvurdum. Ama elektrik bölümünde. Bu sefer de derslere biraz yabancılık yaşasam da sabırlı hocalarım sayesinde bir mezun oldum. Tezimde MATLAB kullanarak sezgisel optimizasyon algoritmaları ile motor tasarım yazılımı yaptım. Çok güzel bir tez oldu. Ama makalesini de yazmama rağmen tez hocam hala makaleyi bir dergiye göndermedi. Bakıyorum… on iki yılı geçmiş.

PHP’ye merak saldım. .NET bana biraz şey geliyor… yani, ne bileyim, istediğin herşeye yanıt veriyor ama sanki sunucuda benden gizli birşeyler dönüyor gibi geliyor. Evet, bilimsellikten uzak, sadece evham diyebileceğimiz bir durum, ben öyle hissediyorum.

PHP çok güzel. Harika. Bayıldım. Java ile helalleşip vedalaştım. Ama iki müşterim için C# ASP.NET kullanmaya devam ediyordum.

Sonrasında gelen tüm web sitesi taleplerini PHP ile yaptım. Yoruluyordum ama. .NET kullanırken bu kadar yorulmuyordum. Meğer onun da frameworkleri varmış. CakePHP, Zend, Symfony, Yii, Phalcon falan derken o da ne! CodeIgniter diye bir framework. Öğrenmesi kolay, ürün geliştirmesi hızlı, sağlam bir framework. Yanında jQuery de çalışıyordum. Çok iyi uyum sağladık üçümüz.

3 ay gibi kısa bir sürede onun da içinden geçtim.

2015 yazında Laravel diye birşeyler kulağıma geldi. Yoğunluktan pek ilgilenemedim. Composer diyor, node.js diyor. Ne dedilerse yaptım.

Laraveli de anladım. Fakat Laravel bugün bir framework’ten daha fazlası olmuş durumda.

Mesleki eğitim-öğretimden sonra üniversiteye geçtim. Üniversitenin tüm web sitelerini masama damperli kamyonla boşalttılar. İki yüz elliden fazla web sitesi bir kurtarıcı bekliyordu. İlkin dört personeldik.

Sonra biri yurtdışına, biri şehir dışına biri de başka birime gitti.

Doktoraya başladım. Bilgisayar mühendisliği. Bu sefer içimde kalan ukdeyi gerçekleştirecektim. Aldığım derslerde makina öğrenmesi, görüntü işleme, veri madenciliği, insan bilgisayar etkileşimi ve UI/UX design gibi konularda dersler aldım. Makina öğrenmesi ile görüntülerdeki nesne sayımı, videolarda nesne yakalama, kamera görüntüsündeki yaprağın hangi ağaca ait olduğunu bilen MATLAB uygulamaları yazdım. GitHub‘da var.

Pek çok alanla içli dışlı oldum. Genel kültürüm gelişti. Çok kişiye web sitesi yapıyorum. Bugün, aksi istenmedikçe WordPress ile site yapıyorum. WordPress ne kadar hızlı ve kolay olsa da hard-coding daha hoşuma gidiyor. İnsanların tahammülü pek yok. O yüzden WordPress öncelikli. Daha detaylı iş isteyenler için Laravel veya CodeIgniter ile proje geliştiriyorum.

İddialıyım. Yetmedi, mütercim ve tercümanlık bölümü okuyorum. Yetmedi, şimdi İtalyanca çalışıyorum. Sırada Fransızca ve Rusça beni bekliyor. Para veya kariyer için değil, merakımdan ve ilgimden dolayı öğreniyorum. İrrasyonelist bir tutum gibi gelebilir size. Saygı duyarım.

1993 yılından bu yana bilgisayarın başındayım. Hiperaktifim. Yüksek lisans mezunuyum. Doktorayı tez aşamasında bırakmak zorunda kaldım. Bu kadar bilgi bende duruyor ve bu potansiyelimi faydaya dönüştürmeye karar verdim.

Kariyer delisi ya da maddiyat hastası değilim. Gezmeyi, güzel hayat yaşamayı, ailemle beraber vakit geçirmeyi seviyorum.

Para hep kazanılır ama geçen zaman geriye döndürülmez.

İlkokulda Michael Jackson dinlerdim. Sonra Guns’N Roses dinlemeye başladım. On beş yaşımdan beri Metallica dinliyorum. Prodigy, Apocalyptica, Machine Head, Daft Punk, Chemical Brothers, Rage Against the Machine, Coldplay, Purple Disco Machine dinlerim. Bach, Beethoven, Antonín Dvořák ve tabii ki Tchaikovsky’nin bazı eserlerini (1812, Opus 49, 25 numaralı yaylı ve nefesliler için uvertürü) severim. Program yazarken Blues klasiklerini dinlemek iyi geliyor.

Tarkovsky filmleri severim.

Gezmeyi, motosikletleri ve müzikle ilgilenmeyi severim.

Fırsat Buldukça Yazdığım Makalelerim

Hayatın İzahı

Ünlü yazarın Işığın Savaşçısı isimli kitabından alıntıdır.

Tanrı ilk gün köpeği yarattı. Tanrı dedi ki, “Bütün gün evinin kapısında otur ve içeri giren ya da yanından geçen herkese havla. Sana yirmi yıllık bir ömür vereceğim.” Köpek, “Havlamak için bu çok uzun bir süre. Bana on yıl ver, ben de sana diğer on yılı geri vereyim.”
Tanrı da kabul etti.